The Ritz-Carlton İstanbul’da konumlanan bu özel penthouse projesi, kentin panoramik siluetine bakan bir yaşam alanını daha içe dönük, rafine ve güçlü bir mekansal atmosfere dönüştürme fikriyle ele alındı. Toros and Partners tarafından tasarlanan ve uygulaması tamamlanan bu proje, siyah ve antrasit tonlarının hakim olduğu minimalist bir dil üzerinden şekillendi; renk burada yalnızca bir tercih değil, mekanın ruhunu belirleyen temel bir araç olarak kurgulandı. Siyahın derinliği, ışığı absorbe eden yüzeyler aracılığıyla İstanbul manzarasını daha güçlü bir sahneye dönüştürürken, iç mekan ile şehir arasında dramatik fakat dengeli bir ilişki kuruldu.
Projede kullanılan mobilyaların büyük bölümü Toros and Partners tarafından özel olarak tasarlandı. Net geometriler, yalın yüzeyler ve kontrollü malzeme geçişleri mekanda sakin ama güçlü bir süreklilik oluşturdu. Yerli üretimi destekleyen yaklaşım doğrultusunda Enne Mobilya ile çalışılarak, tasarım diliyle uyumlu özel mobilyalar mekana dahil edildi.
Yaşam alanının merkezinde yer alan uzun bar ve DJ deski, penthouse’un sosyal karakterini tanımlayan ana öğelerden biri olarak kurgulandı. Bu alan, özel davetler ve gece kullanımı için tasarlanmış; konut ölçeğinde nadir rastlanan bir atmosfer yaratmayı amaçladı.
Yatak odasında kullanılan ayna kaplı yüzeyler mekansal sınırları belirsizleştirerek derinlik hissini artırırken, açık plan anlayışıyla yatak odasına bağlanan banyo alanı siyah monoblok küvet ile tek bir heykelsi hacim gibi ele alındı. Bu süreklilik, mahremiyet ile açıklık arasındaki dengeyi koruyan sakin bir akış oluşturdu.
Proje genelinde amaçlanan, gösterişli bir lüks anlayışı yerine; malzeme, ışık ve oran üzerinden kurulan daha sessiz, daha zamansız bir yaşam atmosferi yaratmaktı. İstanbul’un güçlü manzarasıyla birlikte okunabilen bu penthouse, minimalizmin yoğunlukla buluştuğu bir iç mekân deneyimi olarak kurgulandı.