Levent’te konumlanan bu villa projesi, mimari, peyzaj ve iç mimari tasarımın aynı düşünce çerçevesi içinde ele alındığı bütüncül bir tasarım yaklaşımıyla geliştirildi. Yapı, çevresindeki doğal bağlamla ilişki kuran sakin ve dengeli bir mekan kurgusu oluşturma amacıyla ele alındı.
Tasarım sürecinde doğanın dokuları ve renkleri belirleyici bir referans olarak değerlendirildi. Peyzaj kurgusunda doğal bitki örtüsü ve organik yüzeylerin kullanılması planlandı. Cephede tercih edilen toprak tonlarının yapının çevreyle kurduğu ilişkiyi güçlendirmesi amaçlandı. Güneş panellerinin mimari yüzeylere entegre edilmesi ile enerji üretiminin yapının doğal parçası olarak okunması hedeflendi.
Yapının merkezinde konumlanan galeri boşluğu, iç mekanda düşey sürekliliği tanımlayan temel mekansal eleman olarak kurgulandı. Bu boşlukta yer alan Bocci aydınlatma enstalasyonu ile mekanda ışığın heykelsi bir öğe olarak algılanması ve hacmin düşey etkisinin güçlendirilmesi amaçlandı.
İç mekan tasarımında malzeme ve renk kararları mekansal atmosferi destekleyecek şekilde ele alındı. Yatak odasında tercih edilen bordo tonlarının mekanda yoğun ve karakterli bir atmosfer oluşturması hedeflendi. Ebeveyn yatağı ve salon barının masif ahşap kullanılarak özel olarak tasarlanması ile doğal malzemenin mekandaki varlığının daha güçlü hissedilmesi amaçlandı.
Mobilya seçimlerinde uluslararası tasarım markalarının tercih edilmesi planlandı. Projede kullanılan markalar arasında Edra, Poliform, Porada, Roda ve Exteta yer aldı.
Malzeme, ışık ve mekan ilişkisi üzerinden kurgulanan bu villa projesinde doğayla kurulan ilişki, mimari dilin temel belirleyicilerinden biri olarak ele alındı. Yapının, bulunduğu çevre ile uyum içinde sakin ve zamansız bir yaşam atmosferi oluşturması hedeflendi.